Show By Pastel Allıklar


Merhaba arkadaşlar. Bugün yanaklarımızı renklendiren allıklar konusunda size tavsiye edebileceğim 2 ürünü tanıtmak istiyorum: Show by Pastel Duo Blush-on 421 ve 422.
Tavsiye ediyorum çünkü bir pakette iki farklı renk barındırıyor. Bir nevi palet gibi. Fiyatları da oldukça uygun. (Sanırım 12 TL'ye almıştım.) Renkleri ne çok aşırı ne de çok pigmentsiz. Dağıtması da zor değil. Ben Eklips'in kabuki fırçasıyla sürüyorum ve öyle bir fırça kullandığım için de ürünü fırçaya alırken yanlışlıkla iki rengi de almamak adına biraz zorlanıyorum sadece.



Eskiden hiç allık kullanmazdım ve uygun fiyatını görünce bir tane allığım da olsun diyerek almıştım pembe tonlarındaki 421 numarasını. Bir tarafı açık simli, diğer tarafı da mat bir pembe. Simli kısmını kullanmıyorum çünkü sim sim duruyor ve yüzümdeki kusurları daha çok belirginleştiriyor. Belki göz pınarlarını aydınlatmak için kullanılabilir. Ama mat olanı benim beyaz tenimde oldukça doğal, tatlı bir pembe gibi duruyor. 



422 numarasının bir tarafı mat şeftali, diğer tarafı sıcak bir bronz renkte. Şeftali rengini son zamanlarda çok kullandım çünkü ilkbahara çok yakıştığını düşünüyorum. Bronz rengi bir çılgınlık yapıp kontür olarak denedim ama sürdüğüm anda imkansız olduğunu anladım çünkü fazla sıcak bir tonu var. Hafif sedefli ama simli olmadığı için severek kullanıyorum. İki renk karıştırılarak da kullanılabilir. Sizler için renkleri koluma swatchladım:



Umarım hoşunuza gitmiştir. Yorumlarınızı bekliyorum. Sevgilerimle <3

Likit Eyelinerlarım


Merhaba arkadaşlar!
Bu yazımda herkesin baş belası ama aynı zamanda vazgeçilmezi olan eyelinerlardan bahsedeyim dedim. Vazgeçilmez desem de şu aralar neredeyse hiçbir makyajımda eyelinera ihtiyaç duymadım. Çünkü son uğraşlarımda güzelim göz makyajlarımı hep eyeliner çekmeye çalışarak mahvettim. Artık sadece alt kirpik diplerime kalem eyeliner ve bazen de üst kirpik diplerime koyu renk far uyguluyorum ve kuyruklu eyeliner çekmeme gerek kalmıyor. Sonra da zaman ve paradan tasarruf ettiğimi düşünerek kendimi avutuyorum. :D
Benim şimdiye dek üç farklı eyeliner deneme fırsatım oldu. Üçünden de bahsedeceğim. En kötü deneyimim olan Flormar Dipliner ile başlayayım:
Bunu almadan önce arkadaşımdakini birkaç kez denemiş ve memnun kalmıştım. Sürüşü zor değildi ve tek katta simsiyah görünüyordu. 


Fırçası uca doğru inceliyor, bu yüzden sürerken fazla yan yatırmamaya özen göstermenizi tavsiye ederim. Gerçi eminim siz nasıl eyeliner sürmeniz gerektiğini biliyorsunuzdur :D
Şimdi neden en kötüsü bu diyeceksiniz. Sorun, "Bundan bir tane de ben alayım," dediğim zaman başladı. Flormar'ın internet sitesinde indirim varken sipariş ettim (normal fiyatı 18.90dı ama indirimle 10-12 TL olmuştu) ve gelen ürün hiç arkadaşımda denediğim o ürün gibi değildi. Asla öyle siyah durmuyordu. Sulu boya gibi bir şeydi. Sadece bir kez deneyip kenara attığım bir faciaydı resmen. En kötüsü asıl şimdi geliyor: kendisini bu yazıya dahil edeyim deyip de elime alıp bir incelediğimde fark ettim ki ürünün son kullanma tarihi 2005... 
Tamam, normalde hiç umursamam kozmetik son kullanma tarihlerini. Hatta aşsa da kullanmaya devam ederim. Ama ürünü bu senenin başında almıştım ve 12 yıl önce tüketilmesi gereken bir ürün yani :D Yanlış basılmıştır belki diyeceğim ama o sulu boya kıvamını nasıl açıklayacaklar? Zaten daha önce de böyle bir şey başıma gelmişti. Yine Flormar'ın internet sitesinde alışveriş yapmıştım ve oje seti hediye etmişlerdi fakat ojelerin tarihi geçmişti. Flormar ürünlerini çok sevsem de böyle durumlar beni markadan soğutabiliyor.

İkinci olarak NYC Liquid Eyeliner'dan bahsedeyim: Oldukça sevilen ve övülen bir ürün. Hiç high-end markalara ihtiyaç duydurmayacak uygun fiyatlı (8.90 TL gibi bir fiyatı vardı) simsiyah, ince fırçalı bir eyeliner. Bu fikir aklımda Watsons'a koştum. Tabi o heyecanla yanlış ürünü almışım. Kendime simli siyah bir eyeliner edinmiş oldum :D



Sürümü çok güzel. Fakat benim aradığım siyah ve mat duran bir eyeliner olduğundan bunu da bir kenara attım.

Şimdi en güzeline geliyoruz: The Balm Schwing Black Liquid Eyeliner. Evet fırçası ince. Evet hemen matlaşıyor. Evet simsiyah.


Fiyatı normalde 42 TL filan. Ama ben tabi ki Gratis indirimlerini bekledim ve yarı fiyatına aldım. Kalıcılığı gözünüz yaşarmadıkça başarılı diyebilirim. Ancak çıkarırken her yere bulaşıyor söyleyeyim.

Aşağıda üçününde swatchlarını görebilirsiniz: 


Şimdilik benden bu kadar. Final haftasında olduğumdan fazla ilgilenemedim ama yeni yazılar yolda :) Umarım yorumlarınızı esirgemezsiniz. Kucak dolusu sevgiler <3


Makyaj Bazlarım


Merhaba! Bu yazımda sizlerle kullandığım üç makyaj bazımı paylaşmak istiyorum.


İlk konuğumuz yalnızca Rossmannlarda bulunan Catrice Cosmetics'in Prime and Fine Gözenek Görünümünü Giderici Parlama Karşıtı Makyaj Bazı.
30 ml tüp şişede olması hijyenik ve kullanışlı. 


Elime ilk sıktığımda beyaz kremsi bir yapıda olsa da cildime sürdüğümde şeffaf ve mat bir hale geliyor. 


Yağ içermeyen, matlaştırıcı bir formülü olduğu için yağlı ciltlere daha uygun. Benim karma cildimde daha sürerken matlaşması ürünü yaydırmayı çok zorlaştırıyor. 
Fazla ince olduğunu düşündüğüm yapısıyla gözeneklerimi doldurmadığı için fondöteni sürdükten sonra oluşan delikli görüntüyü engelleyemiyor.
Ben fazla sıcak olmayan havalarda, yani yüzümün pek terlemediği bir dönemde denedim bu yüzden kalıcılığı ve parlamaya etkisi hakkında yeterli bir yorum yapamayacağım.

Tam hatırlamıyorum ama 17 TL gibi bir fiyatı vardı. Oldukça uygun fiyatlı olsa da genel olarak benim istediğim amaçları yerine getirmiyor ve tekrar almayı düşünmüyorum.

Gelelim ikinci konuğumuz yalnızca Eveshoplarda bulunan W7 markasının Prime Magic Camera Ready Makyaj Bazına. 



Bu markanın birçok high-end ürüne muadili (hatta daha çok taklidi) bulunduğunu duymuştum. Bu baz da Smashbox'un makyaj bazına benzetiliyor. Bende o ürün bulunmadığı için karşılaştırma yapamayacağım. 
Yine 30 ml tüp (bu kez ürünü görebildiğimiz şeffaf bir) şişede.


Ürün açıklamasını okuyabilmek için etiketlerin yerlerini değiştirmiştim, o yüzden etiket yırtıldı. İlginçtir ki Türkçe etikette ürün açıklamasının çevirisi bulunmuyor. Sadece ithalatçı adresini basmışlar. Neyse, açıklamada gözenek ve çizgi görünümünü azalttığı ve cildi pürüzsüz hale getirdiği yazıyor. 


Ürün şeffaf ve silikon bir yapıda. Cildinize sürdüğünüzde kadifemsi bir etki yaratıyor. Yeterince sürdüğümde gözeneklerimi tamamen olmasa da kapattığını söyleyebilirim. Fakat dudak kenarlarımdaki çizgilenmeyi engelleyemedi (bunu daha hiçbir pudra ya da baz başaramadı). 
İndirimsiz fiyatı 34,95 TL. Ama indirimle daha ucuza aldığımı hatırlıyorum. Fiyat performans açısından bence başarılı ve bir şans verilebilir.

Son konuğumuz Nyx Pore Filler. Nyx markasını kendi sitesinden veya Boynerlerden bulabilirsiniz. Bu markayı cruelty-free olması ve çok çeşitli ürün yelpazesine sahip olmasından dolayı çok seviyorum.


20 ml tüp şişede. Fakat azaldıkça sıkmasını zorlaştıran sert bir şişesi var. 


Yağ ve talc içermeyen formülüyle gözeneklerin görünümünü en aza indirip pürüzsüz, porselen bir bitiş sağlamayı vaat ediyor. Üzerinde baz olarak, tek başına ya da makyajın üstüne sürebileceğiniz yazsa da ben sadece baz olarak denedim. (Diğer şekillerde kullanımını merak ediyorsanız yorumda belirtin ve deneyip size dönüş yapayım.)


Bildiğimiz bazlardan farklı bir yapısı var. Tüpten pıt pıt çıkıyor. Kesinlikle kremsi değil. Daha çok kinetik kum gibi. Parmağıma dökmeyi başarıp yüzüme sürmeye çalışırken zorlanmıyor değilim :D 
Cildime sürdüğümde krem gibi dağılıyor. W7'ınki gibi kadifemsi bir bitiş sağlıyor. Yoğun yapısıyla gözenekleri doldurabildiğini ancak yine tamamen kapatamadığını belirteyim. 

Ayrıca bu ürünü kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Öncelikle uygularken  özellikle gözenekli bölgelere tampon hareketlerle uygularsanız baz gözeneklerinizi en iyi şekilde kapatacaktır. Bir diğer nokta ise ürün gözeneklerinizin oldukça içine nüfuz ettiği için makyajınızı sildikten sonra yüzünüze güzel bir peeling ya da gözeneklerinizi arındıracak bir maske uygulamanız gerektiği.
Fiyatı 42 TL. Ama diğer iki üründen daha az miktarda olup fiyatı daha yüksek olduğu için üçü arasında bunu önermem. Benzer etkiyi W7 ile de sağlayabilirsiniz.

Umarım yeterince açıklayıcı bir yazı olmuştur. Merak ettiğiniz noktaları yorum bölümünde sormaktan çekinmeyin. Şimdilik hoşça kalın.








Yves Rocher Kepek Önleyici Şampuan

Merhaba arkadaşlar, yeni ve kısa olacak olan yazıma hoş geldiniz! Şampuan hakkında konuşacağım için fazla fotoğraf çekmedim ve üzerinde de konuşacak pek bir şey yok aslında :D Sadece alma planı olanlar için rehber olabilir diye düşündüm. 


Yves Rocher'nin şampuanlarını arkadaşım oldukça övmüştü. Onun kullandığı hangi tipti bilmiyorum ama benim saçımda kepek problemi olduğu için bu kepeğe karşı etkili olanına bir şans vereyim dedim.


Ürünün vaatleri: İlk uygulamadan itibaren kepekleri gözle görülür derecede azaltır. Yeni kepek oluşumunu engelleyen kepeğe karşı etkili şampuan, saçlarınızı arındırarak hafifletir, daha zinde bir görünüm sağlar, saç derinizi yatıştırır. Formülündeki Nar Kabuğu, kepek karşıtı, arındırıcı ve koruyucu özellikleri ile hem saçlarınıza aradığınız ferahlamayı sağlar hem de hoş kokusu ile sizi etkisi altına alır.
Bende kepeği azalttığını söyleyemem. Pek bir fark yaratmadı açıkçası. Ayrıca saçlarım sanki daha çabuk yağlanır oldu. Dikkatimi çeken bir nokta da şişenin küçük olması. Bildiğim kadarıyla büyük boyu da yok. Ben genelde 500 mL kadar şampuanlar kullandığımdan bir anda şişeyi yarıladığımda korkmadım değil nereye gitti bu şampuan diye :D


Gerçekten güzel koktuğunu söyleyebilirim. Paraben, silikon ve renklendirici içermemesi de iyi bir yönü. Ancak ben Head&Shoulders'ın Okaliptüs Özlü Rahatlatıcı Bakımına geri döneceğim. Henüz saçıma daha iyi gelen bir şampuan bulamadım malesef. Daha doğal içerikli, mümkünse cruelty-free olan ama kepeğe gerçekten iyi gelen bir şampuan (çok şey istedim galiba) öneriniz varsa yorum olarak yazın lütfen :)
Dipnot: Erkek arkadaşım ve ev arkadaşı Yves Rocher'nin Yumuşatıcı, Besleyici ve Göz Yakmayan Çocuk & Yetişkin Şampuanı'nı kullanıyor fakat kepek yaptığını söylediler. Hazır şampuanlardan konu açılmışken söyleyeyim dedim :)
Seviliyorsunuz <3


Wet n Wild Megalast Rujlarım

Herkese merhaba! Yeni yazımda sizlere en çok kullandığım rujlarımdan Wet n Wild MegaLast rujları tanıtmak istiyorum. 
Bu rujları neden bu kadar çok kullanıyorum? Çünkü renkleri çok güzel. Özellikle bendeki renklerin hepsi günlük kullanıma uygun ve bu yüzden de elim hep onlardan birine gidiyor. Başka rujlarla karıştırıp kullandığım da oluyor. O günkü ruh halim hangi rengi istiyorsa artık :) Fiyatları oldukça uygun (yanlış hatırlamıyorsam indirimsiz 12.90₺ falandı) ve daha pahalı markalara muadil gösterilen renklerle dolu bir seri.



Öncelikle ambalajlarından bahsedelim: bu konuda pek kaliteli olduklarını söyleyemeyeceğim. Arada sırada kapakları çıkabiliyor. Genelde kapaklarına bulaşıyor. (resimlerini çekerken temizledim o yüzden belli olmuyor ama :D) Asansörü çevirirken de biraz zorlanıyorum. Öyle şıp diye çıkmıyor. Biraz nazlı bu rujlar :)



Dokusu hafif sert/koyu kıvamlı. Sürmesi de haliyle hafif zor oluyor. Yarı mat bitişi var. Kalıcılığı da güzel diyebilirim. Hatta swatchları kolumdan çıkarmaya çalışırken oldukça kalıcı olduklarını fark ettim :)



Bendeki renkleri Bare It All, Rose Bud, In The Flesh, Spiked With Rum, Mocha-licious. Sırayla hepsinden biraz bahsetmek istiyorum.
Bare It All içinde kahve ve pembe tonları barındıran hoş bir nude renkte. Bu renk hakkında fark ettiğim bir şey var. Bazen bende çok açık duruyor. Sanırım yaptığım makyaja göre değişiyor. Ama teniniz çok açık renkse böyle bir şey yaşamazsınız diye tahmin ediyorum. Bu rujun  MAC'in Velvet Teddy'si ve Too Faced'in In The Buff'ına muadil gösterildiğini de duymuştum.
Rose Bud içinde şeftali tonları bulunan sıcak bir pembe renkte. Kışın pek kullanmadım ama yazın oldukça sevdiğim bir renk olmuştu. MAC'in Fanfare rengine muadil. 
In the Flesh gül kurusu tonlarında hafif kahvelik barındıran nude bir renk. Günlük olarak hiçbir makyaj yapmasam da kullanabildiğim bir ruj. MAC'in Twig rujuna, theBalm'ın Commited likit rujuna ve Tom Ford'un Casablanca rujuna muadil.
Spiked With Rum yine bir kahveli gül kurusu. Bu renkleri ne kadar da sevdiğimi fark ettim :) Bu ruju zaten arkadaşımda görüp almıştım. Sonbaharda oldukça sık kullanacağınız bir renk diyebilirim. MAC'in Del Rio ve Retro'su ve Kat Von D'nin Lolita'sına muadil.
Mocha-licious adından da anlaşılacağı üzere soğuk bir kahve tonu. Hatta benim dudağımda beklediğimden çok daha koyu durdu. (Biraz daha açık kahve bir ruj arayışındayım, önerilerinizi bekliyorum) MAC'in Whirl ve Verve rujlarına muadil.

Kalıcılığını gösterebilmek için makyaj temizleme suyumdan sıktığım peçeteyle sildikten sonra tekrar fotoğrafını çektim:


Son olarak bu seriyi çok sevdiğimi ve ilk fırsatta Sand Storm rengini de edineceğimi söyleyip yazımı burada bitiriyorum. Sevgiler <3


Blogger tarafından desteklenmektedir.