Yves Rocher Kepek Önleyici Şampuan

Merhaba arkadaşlar, yeni ve kısa olacak olan yazıma hoş geldiniz! Şampuan hakkında konuşacağım için fazla fotoğraf çekmedim ve üzerinde de konuşacak pek bir şey yok aslında :D Sadece alma planı olanlar için rehber olabilir diye düşündüm. 


Yves Rocher'nin şampuanlarını arkadaşım oldukça övmüştü. Onun kullandığı hangi tipti bilmiyorum ama benim saçımda kepek problemi olduğu için bu kepeğe karşı etkili olanına bir şans vereyim dedim.


Ürünün vaatleri: İlk uygulamadan itibaren kepekleri gözle görülür derecede azaltır. Yeni kepek oluşumunu engelleyen kepeğe karşı etkili şampuan, saçlarınızı arındırarak hafifletir, daha zinde bir görünüm sağlar, saç derinizi yatıştırır. Formülündeki Nar Kabuğu, kepek karşıtı, arındırıcı ve koruyucu özellikleri ile hem saçlarınıza aradığınız ferahlamayı sağlar hem de hoş kokusu ile sizi etkisi altına alır.
Bende kepeği azalttığını söyleyemem. Pek bir fark yaratmadı açıkçası. Ayrıca saçlarım sanki daha çabuk yağlanır oldu. Dikkatimi çeken bir nokta da şişenin küçük olması. Bildiğim kadarıyla büyük boyu da yok. Ben genelde 500 mL kadar şampuanlar kullandığımdan bir anda şişeyi yarıladığımda korkmadım değil nereye gitti bu şampuan diye :D


Gerçekten güzel koktuğunu söyleyebilirim. Paraben, silikon ve renklendirici içermemesi de iyi bir yönü. Ancak ben Head&Shoulders'ın Okaliptüs Özlü Rahatlatıcı Bakımına geri döneceğim. Henüz saçıma daha iyi gelen bir şampuan bulamadım malesef. Daha doğal içerikli, mümkünse cruelty-free olan ama kepeğe gerçekten iyi gelen bir şampuan (çok şey istedim galiba) öneriniz varsa yorum olarak yazın lütfen :)
Dipnot: Erkek arkadaşım ve ev arkadaşı Yves Rocher'nin Yumuşatıcı, Besleyici ve Göz Yakmayan Çocuk & Yetişkin Şampuanı'nı kullanıyor fakat kepek yaptığını söylediler. Hazır şampuanlardan konu açılmışken söyleyeyim dedim :)
Seviliyorsunuz <3


Wet n Wild Megalast Rujlarım

Herkese merhaba! Yeni yazımda sizlere en çok kullandığım rujlarımdan Wet n Wild MegaLast rujları tanıtmak istiyorum. 
Bu rujları neden bu kadar çok kullanıyorum? Çünkü renkleri çok güzel. Özellikle bendeki renklerin hepsi günlük kullanıma uygun ve bu yüzden de elim hep onlardan birine gidiyor. Başka rujlarla karıştırıp kullandığım da oluyor. O günkü ruh halim hangi rengi istiyorsa artık :) Fiyatları oldukça uygun (yanlış hatırlamıyorsam indirimsiz 12.90₺ falandı) ve daha pahalı markalara muadil gösterilen renklerle dolu bir seri.



Öncelikle ambalajlarından bahsedelim: bu konuda pek kaliteli olduklarını söyleyemeyeceğim. Arada sırada kapakları çıkabiliyor. Genelde kapaklarına bulaşıyor. (resimlerini çekerken temizledim o yüzden belli olmuyor ama :D) Asansörü çevirirken de biraz zorlanıyorum. Öyle şıp diye çıkmıyor. Biraz nazlı bu rujlar :)



Dokusu hafif sert/koyu kıvamlı. Sürmesi de haliyle hafif zor oluyor. Yarı mat bitişi var. Kalıcılığı da güzel diyebilirim. Hatta swatchları kolumdan çıkarmaya çalışırken oldukça kalıcı olduklarını fark ettim :)



Bendeki renkleri Bare It All, Rose Bud, In The Flesh, Spiked With Rum, Mocha-licious. Sırayla hepsinden biraz bahsetmek istiyorum.
Bare It All içinde kahve ve pembe tonları barındıran hoş bir nude renkte. Bu renk hakkında fark ettiğim bir şey var. Bazen bende çok açık duruyor. Sanırım yaptığım makyaja göre değişiyor. Ama teniniz çok açık renkse böyle bir şey yaşamazsınız diye tahmin ediyorum. Bu rujun  MAC'in Velvet Teddy'si ve Too Faced'in In The Buff'ına muadil gösterildiğini de duymuştum.
Rose Bud içinde şeftali tonları bulunan sıcak bir pembe renkte. Kışın pek kullanmadım ama yazın oldukça sevdiğim bir renk olmuştu. MAC'in Fanfare rengine muadil. 
In the Flesh gül kurusu tonlarında hafif kahvelik barındıran nude bir renk. Günlük olarak hiçbir makyaj yapmasam da kullanabildiğim bir ruj. MAC'in Twig rujuna, theBalm'ın Commited likit rujuna ve Tom Ford'un Casablanca rujuna muadil.
Spiked With Rum yine bir kahveli gül kurusu. Bu renkleri ne kadar da sevdiğimi fark ettim :) Bu ruju zaten arkadaşımda görüp almıştım. Sonbaharda oldukça sık kullanacağınız bir renk diyebilirim. MAC'in Del Rio ve Retro'su ve Kat Von D'nin Lolita'sına muadil.
Mocha-licious adından da anlaşılacağı üzere soğuk bir kahve tonu. Hatta benim dudağımda beklediğimden çok daha koyu durdu. (Biraz daha açık kahve bir ruj arayışındayım, önerilerinizi bekliyorum) MAC'in Whirl ve Verve rujlarına muadil.

Kalıcılığını gösterebilmek için makyaj temizleme suyumdan sıktığım peçeteyle sildikten sonra tekrar fotoğrafını çektim:


Son olarak bu seriyi çok sevdiğimi ve ilk fırsatta Sand Storm rengini de edineceğimi söyleyip yazımı burada bitiriyorum. Sevgiler <3


Essence Matt Matt Matt Likit Ruj (Hayaller - Hayatlar)



Merhaba arkadaşlar, bu yazımda sizlere asla yapmamanız gereken bir şeyden bahsedeceğim: aklınızdaki ürünü almak yerine son anda muadili gibi olan bir ürün almak.
Sevgililer günü indirimlerinde Eve Shop'tan alışveriş yapıyordum. Bir liste hazırlamıştım ve niyetim sadece bu listedekileri almaktı. Ama her zamanki gibi bütün standlara bakmadan edemedim. Ve Flormar'ın güzelim Silk Matte likit rujlarından Fall Rose'u alacakken sen kalk daha ucuz diye denemeden araştırmadan çat diye Essence'ın "sözde" mat likit rujlarından al. Sözde diyorum çünkü mat bir rujdan beklediklerimi kesinlikle karşılamıyor. Kesinlikle longlasting falan değil. Yani bir ambalaj hazırlamışlar ve sanki içine yanlış ürünü doldurmuşlar gibi.



Bendeki rengi 02 Beauty Approved!  İlk bakışta şişesi, rujun rengi harikulade. 


Aplikatörü de biraz tombul ve sürmeyi kolaylaştırıyor. Resimde tam kapak kısmında kalan üründen rujun köpük yapıda olduğunu anlayabilirsiniz. Biraz da buna aldanmıştım Flormar gibi diye düşünüp. 
Ruju dudağıma sürdüm. Aplikatörün süngeri yumuşacık, ruj adeta dudakta kayıyor ve kokusu da çok güzel. Buraya kadar her şey mükemmel. 
5 dakika bekledim, herhangi bir matlaşma göremedim. 1 saat bekledim, yok. Matlaşmamasıyla beraber dudakta oradan oraya geziyor evliya. Kesinlikle sabitlenmiyor ve o yapış yapış his asla gitmiyor. Ve şahsen tadı da çok tatlı. Bana rujun tadı yoğun geldiğinde o ruju dudağımdan söküp atasım geliyor. Siz belki bu yönünü sevebilirsiniz.


Köpüksü olduğunu görün diye biraz kalın sürdüm. Bu da parmağımla hafif yaydırdığım hali:



Ve inanır mısınız parmağımı hafif bastırıp sildiğimde üründen eser kalmadı. Yani longlasting olayını da çürütmüş olduk. 
Yani sakın benim yaptığım hataya düşüp bu ürüne bir şans vermeyin. Kesinlikle hak etmiyor. 
Sizin de görüşlerinizi almak isterim. Bu yüzden lütfen yorum bırakın. Seviliyorsunuz. <3

Yves Rocher BB Krem İzlenimlerim


Herkese merhaba! Bu yazımda sizlere bitkisel olduğu için sevdiğim bir marka olan Yves Rocher'nin BB kreminden bahsedeceğim. 
Ben makyajda pek BB krem kullanan biri değilim. Yüzümde çok fazla kusur var ve kapatıcı + fondöten kombini yapmadan asla örtemiyorum. BB kremleri sadece sabah okula giderken makyaj için vaktim olmadığında ya da bir mucize eseri kusurlarım azaldığında kullanıyorum. Bu yüzden BB krem geçmişim Garnier BB Krem Saf & Temiz'den ibaret ki kendisi oldukça güzel bir ürün.
Gelelim bu BB Peau Parfaite'e... 


İçeriğinde yeşil pirinç özü bulunuyor ve 6 etkiyle cildi kusursuzlaştırmayı vadediyor: nemlendirme, rengi bütünleme, kusurları gizleme, pürüzsüzleştirme, ışıltı verme ve 20 GKF ile güneşin zararlı ışınlarından (UVA/UVB) koruma. Ayrıca mineral yağ ve paraben de içermiyor. Şahsen kokusunu da çok beğendim.


Ürün 50 mllik tüp ambalajda ve kullandıktan sonra bir miktarı resimdeki gibi kapakta kalıyor. Benim için ilk eksisi bu oldu. Bakalım ciltte nasıl duruyormuş.


Yüzüme sürdüğümde yaydırması zor olduğunu düşündüm. Biraz kalıp gibiydi sanki ve yapısı da Garnier'den daha yoğundu. Gel gelelim ne kadar yoğun olursa olsun kusurlarımı kapatamadı. Tüm cilt tipleri için olduğu yazıyor fakat ışıltılı olduğu için karma/yağlı ciltlerde ıslak bir görüntü bırakıyor. En azından bende öyle oldu. Sonrasında sizin için elimin üstüne de swatchladım. Ama maalesef bir daha kullanacağımı sanmıyorum. Belki içeriği Garnier'den daha temizdir (hatta daha fazla GKF içeriyor) ama bir BB kremden beklediklerinizi karşılamıyor.
Yves Rocher'nin severek kullandığım ürünlerini de ilerleyen zamanlarda sizlerle paylaşacağım ancak bu ürün benden tamamen eksi puan almış bulunuyor. 
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Yorum bırakmayı unutmayın, seviliyorsunuz. <3

İlk Yayın! Wet n Wild Far Bazı İncelemem


Herkese merhaba! Havalar ısınmaya başlarken ben de artık blog yazılarıma başlayabilirim diye düşündüm ve ilk yazım ne olsun diye düşünürken, "makyaja neyle başlarız?" diye bir ampul yandı kafamda. Ben de en sevdiğim far bazım Wet n Wild Photofocus Eyeshadow Primer'da karar kıldım. 
Aslında daha önce pek far bazı tecrübem olmadı. Hatta bu bazı da yaklaşık 5 aydır kullanıyorum ama resmen daha önce yaptığım şeyin makyaj olmadığını yüzüme çarpan bir ürün oldu. 
Göz kapaklarım yağlı olduğu için gözüme sürdüğüm farların 1-2 saat sonra ince bir çizgi haline gelmesi kaçınılmaz bir durumdu. Ben de "nasıl diğerlerinin göz makyajı olduğu gibi kalırken benimki bulamaca dönüyor," diye düşünüp bunu engellemenin yollarını Google' a bir sorayım dedim. Ve bunun oldukça basit bir yolu olduğunu gördüm: bir far bazı. Sadece makyajı gün boyu gözümde tutmakla kalmıyor, aynı zamanda farın rengini de ortaya çıkarıyormuş bu mucizevi ürün.
Gidip bir tane edinmeye karar verdiğimde bayram indirimleri sonrasıydı ve neredeyse hiçbir kozmetik mağazasında kalmamıştı. Son durağım Yves Rocher'ydi. Bu markanın far bazı hakkında hem olumlu hem olumsuz yorumlar vardı internette. Ben de bir deneyeyim dedim. 
Ancak hiçbir fayda etmedi benim yağlı göz kapaklarıma. 
Daha sonra far ve rujlarıyla tanıdığım Wet n Wild markasının far bazını aldım. Wet n Wild ülkemizde sadece Gratis mağazalarında satılan bir marka. Fiyatına göre yüksek performanslı ürünleri var.


ONLY A MATTER OF PRIME diye geçiyor bazımız. Hayvanlar üzerinde test edilmemiş ki bu en büyük artılarından biri benim için. 10 mLlik bir tüpte ve bir göz için mercimek tanesi kadar sıkıp parmağımın ucuyla pıt pıt yaparak yaydırıyorum ve yeterli oluyor. O yüzden oldukça uzun süre idare edeceğini düşünüyorum. 


Ürün ten renginde fakat gözde hiç belli olmuyor. Bu arada göz kapağınız kuruysa kullanmanız tavsiye edilmiyor. Benim bile bazen sağ göz kapağımı pul pul yaptığı oluyor. 


Far rengini belli etmek konusundaki performansını gösterebilmek için en pigmentsiz farlarımdan biri olan Rival de Loop Young XXL Bronze paletimden bir renk seçtim. Ama gerçekten en pigmentsiz rengi seçmişim, kendimi tebrik ediyorum. Bazla bile zar zor seçiliyor. 
Göz makyajımı gün boyu sabit tutuyor, eyelinerımı olması gerektiği yerde tutuyor. Benim için yeterli. Siz bir far bazından neler bekliyorsunuz? Severek kullandığınız bir baz var mı? Yorumlarınız bekliyorum. Şimdilik hoşça kalın. Seviliyorsunuz <3





Blogger tarafından desteklenmektedir.